
Proje Hakkında
Çıkış Noktası ve Yöntem
“Foto Coşkun Projesi“, Mahmut Coşkun’un vefatından yaklaşık bir yıl sonra, 2011 yılında; aile arşivindeki fotoğrafların torunu Egemen Doğu Yusufoğlu tarafından sosyal medya aracılığıyla Doğanşehirlilerle paylaşılmasıyla başlamıştır. Başlangıçta dijital bir anı paylaşımı olarak görülen bu süreç, fotoğraflara dair tarihsel bilgilerin kullanıcı yorumlarıyla derlenmesi sayesinde, kolektif bir bellek çalışmasına dönüşmüştür. Doğanşehir halkının aktif katılımıyla şu ana kadar 1.200’den fazla siyah-beyaz fotoğraf tasnif edilerek dijital koruma altına alınmış ve ilçe tarihine ve hafızasına kazandırılmıştır.
Kapsam ve İçerik
Projenin temelini oluşturan arşiv, iki ana tarihsel dönemi kapsamaktadır. “İlk Dönem”, Mahmut Coşkun’un mesleğe başladığı 1961 yılından 1990’lara kadar uzanan siyah-beyaz kareleri içerir. Bu fotoğraflar; özellikle 1960 ve 1980 askeri darbeleri arasındaki süreçte, modernleşmekte olan Türkiye’nin taşra yansımalarını, resmi törenleri ve değişen devlet-toplum ilişkilerini belgeleyen birincil görsel kaynaklardır. “İkinci Dönem” ise, fotoğrafçının vefat ettiği 2009 yılına kadar devam eden renkli fotoğraf serisinden oluşmakta ve ilçenin yakın dönem sosyal değişimine ışık tutmaktadır. Arşiv bütünüyle; eğitimden esnaflığa, düğünlerden gündelik yaşama kadar “Cumhuriyet taşrası” sosyokültürel panoramasını sunmaktadır.
Vizyon ve Hedefler
Projenin temel vizyonu; Mahmut Coşkun’un 48 yıllık emeğini sadece yerel bir nostalji olmaktan çıkarıp, akademik ve tarihsel bir zemine oturtmaktır. Bu bağlamda proje, metropol odaklı (Ara Güler gibi kent fotoğrafçıları sayesinde gelişen) bellek çalışmalarının aksine; literatürde özgün bir “Taşra Fotoğrafçılığı” kavramsallaştırması yaratmayı hedeflemektedir. Araştırmacılara açık bir kaynak oluşturarak, taşra çalışmalarına dair yeni perspektifler sunulması amaçlanmaktadır.
Projenin nihai hedefi ise; bu dijital birikimi fiziksel bir mekana taşıyarak Doğanşehir’de bir “Foto Coşkun Fotoğraf Müzesi” kurmaktır. Böylece, hem ilçeye kalıcı bir kültür mirası kazandırılacak hem de deprem sonrası süreçte yerel hafızanın kurumsal bir çatı altında korunması sağlanacaktır.

